Soğuk Savaş’ın en kalıcı miraslarından birisi, nükleer silahların yalnızca mutlak caydırıcılık değil, uluslararası siyasetin düşünme biçimini dönüştüren bir zihinsel çerçeve üretmiş olmasıdır. Bu dönüşüm, savaşın klasik anlamda bir araç olmaktan çıkıp, kaçınılması gereken bir felaket ihtimali olarak yeniden tanımlanmasına yol açmıştır. Karşılıklı Mutlak İmha olarak ifade edilebilecek olan Mutually Assured Destruction (MAD) kavramı, bu zihinsel […]
