Çin Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi – 2025

Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi tarafından Mayıs 2025’te yayımlanan “Yeni Dönemde Çin’de Ulusal Güvenlik” başlıklı belge, Çin’in ilk Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi (UGSB) niteliği taşıması sebebiyle oldukça dikkat çekicidir. Belgenin temel amacı, Çin’in yeni dönemde ulusal güvenliğini ne şekilde tasarladığını, hangi tehdit algılarını öne çıkardığını, güvenlik-kalkınma ilişkisini nasıl kurduğunu, iç ve dış güvenlik algılarını hangi […]

Münih Güvenlik Raporu (2025) – Çok Kutuplu Yeni Küresel Düzen Tartışması

Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Münih’te 1963’ten beri yıllık olarak düzenlenen ve uluslararası güvenlik politikaları üzerine yoğunlaşan Münih Güvenlik Konferansı, 2025 yılındaki toplantı gündemini küresel sistemin dönüşümüne ayırmıştır. Konferans sonrası yayımlanan Münih Güvenlik Raporu ise, bu dönüşümün başlığını “Çok Kutupluluk” olarak belirlemiştir. Nitekim raporun temel iddiası, yeni dünya düzenin artık tek kutuplu olmadığı, çok kutuplu bir sistemin […]

Karşılıklı Mutlak İmha- Mutually Assured Destruction (MAD) Doktrini

Soğuk Savaş’ın en kalıcı miraslarından birisi, nükleer silahların yalnızca mutlak caydırıcılık değil, uluslararası siyasetin düşünme biçimini dönüştüren bir zihinsel çerçeve üretmiş olmasıdır. Bu dönüşüm, savaşın klasik anlamda bir araç olmaktan çıkıp, kaçınılması gereken bir felaket ihtimali olarak yeniden tanımlanmasına yol açmıştır. Karşılıklı Mutlak İmha olarak ifade edilebilecek olan Mutually Assured Destruction (MAD) kavramı, bu zihinsel […]

ABD Ulusal Güvenlik Stratejisinin Dönüşümü

ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi (UGS) – 2025, Amerikan stratejik düşüncesinde yaklaşık otuz yıldır süregelen bir zihinsel çerçevenin fiilen dönüştüğünü gösteren bütünlüklü bir belge olarak okunmalıdır. Bu metin, Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD dış politikasına yön veren liberal-uluslararasıcı genişleme anlayışının artık sürdürülemez olduğunu açıkça kabul etmekte; küresel düzen kurma iddiasının yerini, güç dengesi içinde avantajlı konumu […]

Etnik Çatışma İkileminin Yapısal Mantığı

Etnik çatışmaların şiddet üretme kapasitesi, uzun süre etnik kimliklerin tarihsel, kültürel veya psikolojik boyutları üzerinden ele alınmıştır. Bu yaklaşım, çatışmayı çoğu zaman bastırılmış nefretin dışavurumu şeklinde açıklayarak, şiddetin farklı bağlamlarla ele alınmasını arka planda bırakmıştır. Oysa etnik şiddetin zamansal ve mekânsal dağılımına bakıldığında, kimliğin tek başına açıklayıcı olmadığı; belirli siyasal ve güvenlik koşulları altında şiddet […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön