Münih Güvenlik Raporu (2025) – Çok Kutuplu Yeni Küresel Düzen Tartışması

Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Münih’te 1963’ten beri yıllık olarak düzenlenen ve uluslararası güvenlik politikaları üzerine yoğunlaşan Münih Güvenlik Konferansı, 2025 yılındaki toplantı gündemini küresel sistemin dönüşümüne ayırmıştır. Konferans sonrası yayımlanan Münih Güvenlik Raporu ise, bu dönüşümün başlığını “Çok Kutupluluk” olarak belirlemiştir. Nitekim raporun temel iddiası, yeni dünya düzenin artık tek kutuplu olmadığı, çok kutuplu bir sistemin […]

ABD Doğu Akdeniz Geçidi Yasası – Stratejik Değerlendirme

Doğu Akdeniz, son dönemde yalnızca enerji rezervleri ve deniz yetki alanı tartışmalarıyla değil, küresel güç rekabetinin önemli bir ekseni olan alternatif ticaret rotaları ile de öne çıkmaktadır. Nitekim ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi tarafından ABD Temsilciler Meclisi’ne 8 Mayıs 2025 tarihinde sunulan H.R. 3307 sayılı Doğu Akdeniz Geçidi Yasası, Doğu Akdeniz’deki bu rekabeti açıkça ortaya […]

Karşılıklı Mutlak İmha- Mutually Assured Destruction (MAD) Doktrini

Soğuk Savaş’ın en kalıcı miraslarından birisi, nükleer silahların yalnızca mutlak caydırıcılık değil, uluslararası siyasetin düşünme biçimini dönüştüren bir zihinsel çerçeve üretmiş olmasıdır. Bu dönüşüm, savaşın klasik anlamda bir araç olmaktan çıkıp, kaçınılması gereken bir felaket ihtimali olarak yeniden tanımlanmasına yol açmıştır. Karşılıklı Mutlak İmha olarak ifade edilebilecek olan Mutually Assured Destruction (MAD) kavramı, bu zihinsel […]

Mutlak Kararlılık Operasyonu ve ABD’nin Batı Yarımküre Stratejisi

ABD’nin 3 Ocak 2026 tarihinde Venezuela’ya yönelik icra ettiği, Güney Mızrağı Operasyonunun bir parçası olan ve Mutlak Kararlılık Operasyonu olarak adlandırılan askerî müdahale, klasik anlamda bir işgal veya rejim değiştirme harekâtından ziyade, sınırlı kuvvet kullanımıyla yüksek stratejik sonuç üretmeyi amaçlayan, kısa süreli fakat çok boyutlu bir güç projeksiyonu olarak değerlendirilmelidir. Operasyonun mimarisi, kuvvet yoğunluğunu geçici […]

ABD Ulusal Güvenlik Stratejisinin Dönüşümü

ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi (UGS) – 2025, Amerikan stratejik düşüncesinde yaklaşık otuz yıldır süregelen bir zihinsel çerçevenin fiilen dönüştüğünü gösteren bütünlüklü bir belge olarak okunmalıdır. Bu metin, Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD dış politikasına yön veren liberal-uluslararasıcı genişleme anlayışının artık sürdürülemez olduğunu açıkça kabul etmekte; küresel düzen kurma iddiasının yerini, güç dengesi içinde avantajlı konumu […]

Etnik Çatışma İkileminin Yapısal Mantığı

Etnik çatışmaların şiddet üretme kapasitesi, uzun süre etnik kimliklerin tarihsel, kültürel veya psikolojik boyutları üzerinden ele alınmıştır. Bu yaklaşım, çatışmayı çoğu zaman bastırılmış nefretin dışavurumu şeklinde açıklayarak, şiddetin farklı bağlamlarla ele alınmasını arka planda bırakmıştır. Oysa etnik şiddetin zamansal ve mekânsal dağılımına bakıldığında, kimliğin tek başına açıklayıcı olmadığı; belirli siyasal ve güvenlik koşulları altında şiddet […]

Doğu Akdeniz’de Egemenlik Sorunu: KKTC’nin BM Nezdindeki Pozisyonu

Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları tartışması, Kıbrıs meselesinin teknik bir uzantısı olmaktan ziyade, adadaki iki halkın egemenlik iddialarının ve bölgesel jeopolitiğin kesiştiği bir alan olarak şekillenmektedir. KKTC’nin Birleşmiş Milletler’e gönderdiği mektuplar, bu kesişim noktasını zamana yayılan bir bütünlük içinde takip etmeyi mümkün kılmaktadır. Bu belgeler, yalnızca dönemsel itirazların kayda geçirilmesi değil, aynı zamanda uluslararası hukuk […]

Doğu Akdeniz Güvenlik Mimarisi: Garanti ve İttifak Antlaşmaları

Doğu Akdeniz’e şamil olan Kıbrıs’taki güvenlik ve garantiler meselesi, Zürih ve Londra Anlaşmaları neticesinde ortaya çıkan 1960 Antlaşmalarının teknik hükümleri üzerinden okunabilecek dar bir hukuk tartışması şeklinde telakki edilemez. Bu mesele, 1950’lerin ikinci yarısında Doğu Akdeniz’de yoğunlaşan jeopolitik rekabetin, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halkı arasındaki güvenlik asimetrisinin, İngiltere’nin egemen üs arzusunun, Türkiye ve Yunanistan’ın […]

Olgunlaşma Teorisi Çerçevesinde Kıbrıs Meselesi

Kıbrıs uyuşmazlığının yarım yüzyılı aşan süre boyunca çözümsüz kalması, bölünmüş bölgeler üzerine yapılan çalışmalarda sık rastlanmayan bir süreklilik örneği oluşturmaktadır. Bu uzun soluklu statüko, küresel sistemin dönüştüğü böylesi bir dönemde tarafların çözüme yönelik algılarının zaman içinde defalarca değişmesine rağmen temel dinamiklerini korumaktadır. Bu nedenle Kıbrıs meselesi, çatışma çözümü literatüründe sıklıkla başvurulan olgunlaşma teorisinin (Ripeness Theory) […]

Kıbrıs Adası’nın Elektrik Bağlantı Meselesi

Doğu Akdeniz’in enerji jeopolitiğinde Kıbrıs adası, yalnızca doğalgaz rezervleriyle değil, alternatif elektrik altyapı projeleri ile de stratejik bir düğüm noktasına dönüşmüş durumda. Kıbrıs’ın kuzey ve güneyinde birbirinden ayrı gelişmiş enerji sistemleri, adadaki bölünmüşlüğün teknik bir yansıması olarak varlığını sürdürüyor. Ancak bu teknik ayrışma, aynı zamanda bölgesel enerji güvenliğinin, Türkiye’nin ve Avrupa Birliği’nin enerji bütünleşme hedeflerinin […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön